Tarih Ekleyen & Kategori Spor Haberleri.

Aziz Yıldırım iyi işler yaptı, heykeli dikilecek bir F.Bahçe Başkanı olabilirdi. Ama ne yazık ki ihtirasları, aklı ve mantığının çok ötesine geçti. Aydınlar’ın federasyon başkanlığı başarılı değildi ama aklı başında bir kişi, oradan aldığı derslerle F.Bahçe Başkanlığı’nda başarılı olabilir

Fenerbahçe Kulübü artık iyice kongre sürecine girdi. Aydınlar’ın ardından Yıldırım da adaylığını açıkladı. Aydınlar’ın aday olamayacağı yönünde haberler de çıktı ama yarış iki isim arasında geçecek gibi… İki adayın da eksileri ve artıları var. Siz nasıl bir yarış bekliyorsunuz? Aydınlar, Yıldırım’a rakip olabilir mi?

Mehmet Ali Aydınlar’ın, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden birinin başkanı olarak herhalde hukuk sistemini bilen yeterince elemanı vardır. Bu nedenle, aday oluyorsa ileri sürülen iddialardan etkilenmiyordur. Tabloya şöyle bir baktığımda; bu kongre, Aziz Yıldırım ile Mehmet Ali Aydınlar savaşı olarak geçecek. İlginçliği şu; bu kongrede ağırlık Aziz Yıldırım taraftarları ve Mehmet Ali Aydınlar taraftarlarının mücadelesi değil… F.Bahçe’de Aziz Yıldırım’a karşı olanlar var; onlar Aziz Yıldırım dışında kim aday olursa olsun, ona oy verirler. F.Bahçe’de Mehmet Ali Aydınlar’a karşı olanlar var; onlar da Aydınlar’a karşı kim aday olursa olsun, ona oy verirler.

SONUCU KESTiRMEK ZOR

Taraftarların mücadelesi değil, karşıtların mücadelesi olacak. Bu da Fenerbahçe tablosuna baktığın zaman görülüyor, ikisinin de fanatik yanlıları var ama ikisini de sevmeyenler var. Aziz Yıldırım’ı sevmeyenler, şike olayları nedeniyle ‘Bizi ne hallere düşürdü’ diyor. Mehmet Ali Aydınlar’ı sevmeyenler de Fenerbahçe’nin düştüğü bu hallerden Aydınlar’ı sorumlu tutuyor. Kim kazanır; bunu önceden tahmin etmek zor. Nostradamus olmak lazım. Karşıtların, tepkililerin oylamasında ne olacağı hiç belli olmaz. Son gün oraya ‘A’ diye oy vermeye gelip ‘B’ diye oy verenler çıkacaktır. Oradaki gelişmelere göre karar vereceklerdir. Kıran kırana bir mücadele olacak.

Fenerbahçe’nin geleceği açısından baktığınızda iki adayı nasıl yorumluyorsunuz?

Fenerbahçe ve Türk futbolunun geleceği açısından Aziz Yıldırım’ın gitmesi lazım. Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’ye gelmiş geçmiş en iyi başkanlardan biri olabilirdi. İyi işler yaptı, çok şeyler kazandırdı. Futbol dışındaki ‘amatör’ dediğimiz sporlara çok önem verdi. Onlarda büyük gelişmeler yarattı. O kadar büyük gelişmeler yarattı ki bunun altında kalmak istemeyen Galatasaray ve Beşiktaş da o sporlara eğilmek zorunda kaldı ve o branşlar Aziz Yıldırım sayesinde sadece Fenerbahçe değil, Türkiye düzeyinde gelişti. Yani, Aziz Yıldırım aslında heykeli dikilecek bir Fenerbahçe Başkanı ve Türk sporu yöneticisi olabilirdi ama ne yazık ki ihtirasları, aklının ve mantığının çok ötesine geçtiği için bunlarla yetinmedi, ‘İlle futbolu ben yöneteceğim, ille futbolu ben kazandıracağım, ille ben şampiyon olacağım’ diye kukla antrenörler getirdi. Getirdiği antrenörlerden emir veremediklerini görevden uzaklaştırdı, her işe karıştı. Her yere girdi, çıktı. Neticede bu şike olayları da patlak verdi. Aziz Yıldırım’ın futbol konusundaki hırsına baktığın zaman ‘Hiçbir şey olmaz’ diyemiyorsun ve bu hırs onu batırdı.

DÜŞMANLIK YARATTI

Onun için bu ismin Türk futbolundan gitmesi lazım. Kalırsa devam edecek. Huylu huyundan vazgeçmez. Federasyonları karıştıracak, Fenerbahçe-Galatasaray, Fenerbahçe-Beşiktaş, Fenerbahçe-diğer kulüpler arasındaki düşmanlıkları körükleyecek. Düşmanlıkları… Türk sporunda ‘rakip’ yerine ‘düşman’ sözcüğünü ilk telaffuz eden kişi Fenerbahçe Başkanı Ali Şen’dir. “Fenerbahçe düşmanları, Fenerbahçe düşmanları” diye diye… Ama Aziz Yıldırım sanki bir bayrak yarışıymış gibi bu düşmanlığı iyice uçurumlaştırdı. O hale geldi ki Fenerbahçe’nin maçının olmadığı Anadolu sahalarında bile Fenerbahçe aleyhine tezahüratlar yükselmeye başladı. Bu nedenle Aziz Yıldırım’ın Türk futbolundan çekilmesi lazım. Mehmet Ali Aydınlar; iş hayatında fevkalade başarılı, Ünal Aysal gibi… Ama Futbol Federasyonu Başkanlığı’nda aynı ölçüde başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Bir defa Federasyon Başkanı olduğu günden itibaren Fenerbahçeli olduğunu unutamadı ve bana sorarsan Fenerbahçeliler, ‘Mehmet Ali Aydınlar bizi bu hale düşürdü’ demekte çok haksızlar. Tam tersine Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe’nin bu işten en az yarayla kurtulması için elinden geleni yapan bir Fenerbahçeli gibi çalıştı federasyon başkanlığı sırasında…

TARAFSIZ OLMALIYDI

Aziz Yıldırım, Mehmet Ali Aydınlar’ı yok etmek için savaşa girmeseydi, Mehmet Ali Aydınlar’ın ortaya koyduğu çözüm yollarını benimseseydi, şimdi bunların hepsi bitmişti. Bugün Türkiye’de bunlar konuşulmuyordu. Öyle bir Fenerbahçelilik yaptı. Benim açımdan bu doğru bir şey değil. Federasyon Başkanı tarafsız olmalı… Fenerbahçeli olduğu halde Fenerbahçeliler kızıyorlar, bir de tarafsız olsaydı ne olurdu; onu düşünmek dahi istemiyorum ama benim için Mehmet Ali Aydınlar’ın federasyon başkanlığı başarılı değil! Fenerbahçe’de başarılı olabilir mi; olabilir. 1- İyi bir Fenerbahçeli… 2- Federasyondaki hataları değerlendirecek kadar aklı başında bir adam… Oradan da aldığı derslerle Fenerbahçe’de Ünal Aysal’ın da söyleyip yapamadığı işi yani kurumsallaşmayı başarabilir.

***

TÜRKİYE’NİN EN İYİSİ

Akhisar Belediyespor karşısında 13 dakikada 3 gol yiyen Beşiktaş, sahadan 3-3 beraberlikle ayrıldı. Keyifli ve zevkli bir maç izledik. Bilic maç sonunda “Mutsuz değilim, 1 puan da iyidir” dedi. Tabii diğer tarafta da Hamzaoğlu ile Akhisar’ın çıkışı var.

O maçla ilgili benim söyleyeceğim bir tek şey var; Türkiye’nin şu anda en iyi teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu… İkinci Küme’den aldı getirdi takımı ki Türkiye’de İkinci Küme’den getiren hocaları genelde hemen görevden alırlar, ‘Biz Birinci Küme’ye geldik, orada yepyeni bir takım kuracağız’ derler! Bir adam getirirler, o gelen adam, 38 tane adam transfer eder. Yaptığı bütün transferlerden yüzde bilmem kaç da kendi cebine atar. 3 ay sonra takımı bırakır gider. Bizde gelenek budur.

Klas bir takım

Ama Akhisar, Hamza ile devam etme kararı aldı ve ne kadar doğru bir karar aldıklarını da o günden bu yana görüyoruz. Akhisar Belediyespor, Türkiye’nin en klas futbol oynayan takımı. Yener, yenilir o ayrı…

***

BÜYÜK BİR FİYASKO

TEB BNP Paribas WTA Championships İstanbul Uluslararası Kadınlar Tenis Turnuvası sona erdi. Teklerde Çinli Li Na’yı 2-1 yenen Serena, çiftlerde ise Shuai/Su-Wei şampiyon oldu. Organizasyon ve mücadeleyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir fiyasko! Son yıllarda tenis kötü oynanıyor ama bu kadar kötü bir turnuvayı tahayyül dahi edemezdim. Serena Williams’ın ölüsü final maçının final setini 6-0 kazandı. Düşünebiliyor musun? Finalin son seti, şampiyonu belirleyecek set 6-0 bitti. Farka bak!..

Bedava verilmiş

Sharapova gelmedi, Azarenka sakat sakat oynadı, elendi; ötekiler hiçbir şey oynamadılar. Bu kadar zevksiz, bu kadar tatsız… Hoş olabilecek tek şey belki tribünlerdeki kalabalıktı ama onun da büyük bir bölümünün sponsorlar ve bedava dağıtılan biletlerle sağlandığını öğrendim. Yani para verip de Sinan Erdem’e gidenlerin sayısı binler değil, yüzler.

***

KAVGA ETMİŞLER!

Futbol Federasyonu, son dakikaları oynanamayan Beşiktaş-Galatasaray derbisinin sonucunu nihayet geçen hafta açıkladı ve sarı- kırmızılı takım 3-0 hükmen galip ilan edildi. Bu kadar beklenilmesini neye bağlıyorsunuz? Zor bir karar mıydı?

Böyle bir zavallılık olmaz! Hakikaten böyle bir zavallılık olmaz! O kararı da açıklamak için 2.5 saat toplantı yapmışlar. İnanamıyorum ya! Mahallede taş koyarak kale yapıp oynayan 10 yaşındaki çocuklardan 5 kişi bir araya getirsek ve ‘Bir karar verin’ desek, 5 dakikada çıkarlardı toplantı odasından… Bu kadar bilinen bir kararı 1 ay sonra ve 2.5 saat süren kavgalı toplantılardan sonra alıyorlar. İşte Türkiye’nin futbolunun nasıl yönetildiğinin bir örneği!.. Aslında sadece futbol değil; Türkiye’de basketbol nasıl yönetiliyor, Türkiye’nin her spor dalı nasıl yönetiliyor! Çünkü bütün başarılı federasyonlar birer birer temizleniyor ve oralara Sayın Suat Kılıç’ın seçtiği ‘tayinen özerk’ başkanlar geliyor!.. Sonra da böyle oluyor.

Röportaj: Bülent CAN